Eğitimde Dijitalleşme

01Kas

Eğitimde Dijitalleşme

Haydi Dijitalleşelim…

Son dönemlerde oldukça sık duyduğum bir tanımlama. Bundan 7-8 yıl önce ilk duyduğumda dijitalleşmeye dair çok fazla bir bilgim yoktu. Ancak şunu gördüm ki dijital dünya çok geniş. İçine bir girdin mi daha da derine dalıyorsun ve inanılmaz keyifli bir yolculuk yapıyorsun.

E- öğrenmelerle başlayan bu süreç son 1-2 yılda çok hız kazandı ve çok çeşitlendi. Çünkü dijital dünyada her an her şey değişiyor ve gelişiyor. Bankacılık yaparken ilk aldığım e-öğrenme power point slaytlarına benzeyen bir dizayndayken şu an çok farklı dizaynlarda e-öğrenmeler mevcut. Biz eğitim şirketleri her sene sonunda yaptığımız yıl sonu toplantılarında “önümüzdeki sene sınıf içi eğitimler daha da azalacak” tespitleri yapar olduk.

Öncelikle eğitimde dijitalleşmeden tam olarak ne kastediliyor ona bir bakalım. Eğitimde kullandığımız basılı dökümanların dijital ortama taşınması da bu kapsamda yer alıyor, bilginin katılımcıya ulaşma şekli de.

Jenerasyonlar değiştikçe algılama düzeylerimiz de değişiyor. 1965-1980 yılları arasında doğan X kuşağı insanlarının önemli bir kısmı eliyle tutmadıkça, kokusunu almadıkça gazete okumaktan keyif almazken, özellikle de Y kuşağı olarak adlandırılan 1981-2000 yılları arasında doğmuş insanların çoğu bu ihtiyacı hissetmez. Özellikle de hızlı büyüyen ve ülke istihdamının önemli kısmını gerçekleştiren sektörlere baktığımızda Y kuşağının çalışanlar içinde oldukça büyük bir pay aldığını görebiliriz. Bu durumda eğitim yönetimlerinde bu kuşağın öğrenme dinamikleri en çok dikkate almamız gerekenlerin başında gelir. Peki bu Y kuşağının öğrenme dinamikleri nelerdir?

** Gelişen teknolojiler ve sosyal medya ile birlikte Y kuşağının ve daha sonra gelen Z kuşağının konsantrasyon süreleri     oldukça düşmektedir. Bu da bizim karşımıza sınıf içi eğitimlerde ve e-öğrenmelerde katılımcıların konuya konsantrasyonunu sağlama problemini çıkarıyor.

** İletişim teknolojilerini çok iyi kullanıyorlar. Facebook, twitter, instagram ve diğer tüm iletişimsel teknolojilerde ustalar.

** Bilgisayar oyunları ile büyüdüler. Puan kazanmak, ödül almak, yarışmak bu kuşağın tanımlamaları

** Bilgiye internette çok kolay ulaşıyorlar. Hatta artık dünyanın bilgisi ceplerinde geziyorlar. Ve hatta geziyoruz.

** Grup çalışmasına yatkınlar. Problemlerini beyin fırtınası yaparak çözmeyi tercih ediyorlar.

Şimdi bu kuşağa bildiğimiz klasik sınıf içi anlatıma dayalı eğitimler ile bilgi aktarabilir miyiz? Çok zor…

O halde yapılacaklar çok belli:

** Klasik anlatıma dayalı sınıf içi eğitim dizaynlarını terk etmeliyiz.

** Grup dinamiğini de kullanabileceğimiz, oyunlaştırılmış (puan kazandıran, keyifli rekabetler yaşatan) uygulamaları geliştirmeliyiz.

** Bilgiyi basılı dökümanlaştırmak yerine Vikipedi türü dijital bilgi kütüphaneleri aracılığı ile sunmalıyız. Ya da farklı formatları kullanmalıyız.

** Eğitimi istediği formatta istediği yerde ve istediği zaman diliminde alabilmesi için bir çok teknolojiyi bir arada kullanmalıyız.

** Eğitim dizaynlarına sosyal medya uygulamalarını dahil etmeliyiz.

Eğitimde dijitalleşme..Düşündükçe kalbimin daha da hızlı artmasına yol açıyor. Heyecanlı, dinamik ve üretken bir çağa girdik. Önümüzdeki dönemde Bilgi Üniversitesinin düzenlediği Eğitimde Dijitalleşme adlı bir seminere katılacağım. Seminer sonrasında edindiğim bilgileri başka bir yazımda sizinle paylaşmak için şimdiden sabırsızlanıyorum.

Görüşmek üzere…

Sevgi KurtEğitmen / Danışman
Bloğumuza abone olmak için:

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.